|
ACABA BENMİ ÇOK DÜŞÜNÜYORUM ?
Bazen düşünüyorum, hayal kırıklığı
yaşamamak için illaki vicdansız mı olmak lazım, günümüzde maskeli
insanların çoğunluğu yaşamı kirletmeye devam edecek mi? yoksa
bununda bir sonu var mı ?
Düşünüyorum, düşündüklerimi bilgisayarıma aktarmak istiyorum ama bu
lanet şey her zaman bana yardımcı olamıyor.
Güya gelmiş geçmiş en iyi icadmış.. Bilgisayar...
Düşünüyorum, insanların farkında olmadan başkaları için
yaşadıklarını düşünüyorum...
Seviyorum dediğinde hakkını veren, sevdiklerine vefa borcu olduğunu
unutmayan..., Kısaca sevgiyle yaşayan her kesin başkaları için
yaşadığını düşünüyorum..
Düşünüyorum, ANNEMİ düşünüyorum, BABAMI düşünüyorum.
Küçükken konuşmaya başladığımda ağzımdan ilk çıkan kelimenin sadece
BABA olmadığını düşünüyorum. Muhtemelen "Hangi Ülkedeyim
BABA" demişimdir.
Düşünüyorum,acaba adalet cidden mülkün temelimi yoksa mülk mü
adaletin temeli..
Düşünüyorum, ne olursan ol yinede gel mi ? Yoksa git değişte gel mi
?
Düşünüyorum,benden çok dua edenleri cennette daha güzel huriler mi
karşılayacak?
Düşünüyorum , cennet nüfusu neye göre belirlenecek yarısı kız yarısı
erkek mi olacak yoksa Bülent Ersoy'da orda olacak mı ? Bunu bir
Bülent Ersoy hayranı olarak düşünüyorum.
Düşünüyorum, KÖPEĞİMİ düşünüyorum ne desem yapıyor, sevginin
en temizi onda, beni seviyor özlediği zamanlar beni gördüğünde
ağlıyor,ağlatıyor... hep beni eğlendiriyor, yanımdan ayrılmıyor..
Düşünüyorum, Hiç bir art niyetli olmayan, seni kurtarmak için canını
bile feda eden,sevgi dolu, etrafa neşe saçan, içi dışı aynı olan
köpekler mi daha iyi? yoksa yüzünün arkasında bir başka yüz taşıyan,
içindeki kendini saklayan, sinsi sinsi etrafında tur atan, vicdan
nedir bilmeyen insanlar mı daha iyi ?
Düşünüyorum, Annelerin en kutsal varlık olduklarını düşünüyorum,
bunu her kes düşünüyor diye biliyorum ama neden küfürlerin %90 nın
annelere edildiğini bir türlü anlayamıyorum...
Düşünüyorum, insanların çelişkiler içinde yaşadıklarını ve yine
çelişkiler içinde öldüklerini düşünüyorum.
Bazen de, Küfür denen şu lanet şeyin nerden geldiğini düşünüyorum.
Düşünüyorum, bir mahkeme düşünüyorum,
Davacı: Bütün anneler..
Sanık: Bütün küfürbazlar..
Düşünüyorum, Kooocaman bir hapishane düşünüyorum... Anneleri inciten
her kesin yattığı bir Hapishane...
Düşünüyorum, ben isteyince yağmur yağsa, güneş açsa, silahlar sussa,
Bush ve Ladin ölse, dünyaya barış gelse, sevgiler konuşsa...
Düşünüyorum, ben saçmalıyor muyum? diye kendime sorular sorduğumu
düşünüyorum
Düşünüyorum, sevgiden tiksinen insanların bile, etrafa yapmacık
sevgiler dağıtmaya çalıştıklarını düşünüyorum,
Bütün bunları düşündükçe, KEMANIMI çok iyi anlıyorum, hep
birilerini bana şikayet ediyor, aman be KEMAN yeter artık
dediklerimi hatırlıyorum ve kendimi haksız buluyorum...
Düşünüyorum, KALEMİMİ düşünüyorum hiç yerinde durmuyor hep
bir şeyler yazıyor, AJANDAM kalemimden şikayetçi, artık yeter
diyor, KALEMİMİ'de anlıyorum... AJANDAMI'da...
FOTOĞRAF MAKİNAMI düşünüyorum.. Hep ölümsüzleştiriyor hayatı,
eski günleri hatırlatıyor, bazen "benim FOTOĞRAF MAKİNAMIN
aklımı var" diye düşünüyorum...
Nedense çift yüzlü insanların fotoğraflarını çekmek hiç nasip
olmuyor..
Sanki konuşuyor...
Adeta "Boşver Mehmet bundan hiç bir şey olmaz" diyor, ne kadar ısrar
etsem de bir bahane bulup benden uzaklaşıyor ve fotoğrafını çekmek
istediğim kişilerin fotoğraflarını çekemiyorum..
FOTOĞRAF MAKİNAMI daha sonra anlıyorum ve onu çok seviyorum.
Sevdiğim insanların resimlerini çizmek hoşuma gidiyor, onlarla vakit
geçirmek beni mutlu ediyor, İnsanlar hep bir birlerine sorarlar.
Hayattan beklentin nedir ? cevap genelde hep aynıdır. "Mutlu bir
hayat"
Evet mutlu bir hayat istiyorum, beni mutlu eden sevdiğim kişilerin
bana yakınlığıdır.
Düşünüyorum, İlginç bir KOLLEKSİYONCU olduğumu düşünüyorum.
Sevdiklerimin hediyeleri ve onlardan aldığım hatıraları hep
saklıyorum, bir KOLLEKSİYON gibi koruyorum..
Hani bazen insanın sol tarafını acıtan bir durum oluyor ya, İşte o
zaman odama çekiliyorum ve bu ilginç KOLLEKSİYON'la vakit
geçirmeyi tercih ediyorum...
Düşünüyorum, çocuk yuvasında kimsesiz yatan minnacık çocukları
düşünüyorum, Anne, baba, amca, dayı, abi,abla,kuzen, akraba v.s
nedir bilmeyen o titreyen yürekleri düşünüyorum. Başlarını
okşadığımda gözlerinden süzülen yaşları hatırlıyor ve bir damla
yaşta klavyemin üzerine ben damlatıveriyorum...
Düşünüyorum, Huzurevi denen, ızdırapevin deki beyaz melekleri
düşünüyorum. Sevgileri hiçe sayılmış başta torunları olmak üzere
bütün sevdiklerinden uzaklaştırılmış, sadece ölümü bekleyen,
Sorunlarını dinlemek için yaklaştığında "Bana yaklaşma, uzak dur"
diye bağıran insanlıktan nefret ettirilmiş bembeyaz melekleri
düşünüyorum...
Bunları düşünürken Darwin aklıma geliyor, maymunlara bu kadar
hakaret yağdıracak ne vardı be kardeşim...
Hayallarla yaşamayı çok seviyordum, artık hayal kurmuyorum "Hayalsız
insanın geleceği de olmaz" derdim eskiden... Bu sözüme artık
katılmıyorum, Her zaman yıkılmaya hazır bir hayal kurmaktansa
hayalsız yaşamak daha iyidir. diye düşünüyorum.
|